Ana Sayfa
 Biyografi
 Fotoğraf Galerisi
 Duvar Kağıdı
 Fan Klüp
 Videolar
 Alış Veriş
 Sohbet
 İletişim




 


page hit counter

Ziyaretçi Sayısı:

 

 
 


Yani siz hayatın ince detaylarına çok takılıyorsunuz...

Hayatta böyle deteylara çok takılıyorum ve sinirleniyorum. Bin tane örnek var. Medyada da böyle. Medya zaten inceliği bırakmış, sokaktaki adamda bırakmış. Bu detaylar beni deli ediyor. Günlük hayatta da böyleyim. Bazen herşey düzgün gitsin diye uğraşmaktan, detaylara inceliklere takılmaktan o anın keyfini çıkaramıyorum. Mesela benim hayatta en çok sevdiğim şey rakı- balık- fasıl muhabbetidir. Toplarım 20 kişiyi giderim fasıla, oturduğum andan itibaren kalkana kadar 1 büyük rakı içerim. Benim masamda herkes içer herkes çok eğlenir. Ben devamlı şöyleyimdir; o onun yanına yanlış oturdu, onun içkisi kalmadı, bunun yemeği bitti….devamlı bir herşey düzgün gitsin hali, SIKICI biriyim anlayacağınız.


Sizin ağzınızdan kaçabilecek sözcükler mi, yoksa konuklarınkiler mi daha çok stres kaynağı?

Benim ağzımdan kaçırdığım cümleler tabiki daha büyük bir stress kaynağı. Konukların ağzından kaçanlardan kendileri mükellef. Benim ağzımdan kaçmaması için de oto-kontrollüyümdür. 3 kere düşünüp bir kere konuşuyorum. Buna rağmen mutlaka kaçan bir şey olmuştur. Kaçtığı zaman B planım, hiçbir zaman o an üzerinde durmamaktır, o an durursam daha kötü olur. Görünmeyen şeyi de göstermiş olurum. 5 dk sonra aynı konuyu hiçbir şey olmamış gibi tekrar işleyip gönül alırım. 10 dk sonra yaparsam geç olur. Telefon gelmeye başlar.

                             
Siz Beyaz Show'a konuk olur muydunuz?

Olurdum tabi ki. Çünkü bizim yaptığımız şov gelen konuklara çok iyi çalışılan, gelen konukların hepsinin mutlu ayrıldığı, "ya benim için ne guzel birşey yaptın" dedikleri bir şov. Gelen konukların rahatça bütün sıkıntılarını anlatabildiği bir program. Asla kimseyi sıkıştırmam, sıkıştırılmayı da sevmem. Bana yapılmasını istemediğim hiçbir şeyi konuklarıma yapmam. Ayrıca bizim programda dozaj çok önemli. Konu açılır, gidişatta bellidir ama sonuna kadar gitmem. Benide ilgilendirmez, çok ince detaylara dikkat ederim ve bunlar izleyicinin ve konukların kafasında toplanarak benimle ilgili olumlu bir imaj oluşturur. Benim hayat içerisinde duruşum var, edep, düstur, etik denen birşey var. Onların hepsi yanyana geldiği zaman bir programın imajı oluşuyor. Soru sorarken sadece konuğu değil ailesini bile düşünüyorum. Enteresandır, telefon eden izleyicilerde bu yazılı olmayan kurallar çerçevesinde edepli sorular sorar. Hayat içerisinde bunlar çok önemli. Misafirliğe gittiğinizde beklediğiniz ağırlanma neyse onu yapmaya çalışıyoruz. Tallkshow un doğruları bunlardır demiyorum ama ben buna inanıyorum. Belki tamamen yanlış bir sistem uyguluyorum ama benim doğrularım bunlar.

Program dekorunuzu beğeniyor musunuz? Hiç kullanmadığınız bir masanız ve konukların sığmakta zorlandığı bir koltuğunuz var. Bunlar kimin seçimi? Kanalın dekor bütçesi mi az?

Programın dekorunu ben de hiç beğenmiyorum. Dekor her seferinde son dakikaya sıkıştığı için istediğim gibi olmuıyor. Bu sene haziran ayında İngiltere'ye gidiyorum. İngilizler bu konuda çok başarılı, bazı firmalarla görüşeceğim, kendi cebimden parasını verip inanılmaz bir dekor yapmayı düşünüyorum. Bizim iç düzenimiz iyi işler, ama onun dışındakiler iyi işlemez. Benim programımın dekor, ışık ve ses düzeninde eksiklikler var.

Sayfa  1  2  4

<- Geri

(2.Sayfadasınız)